Ayşe Gümüşler /Çayeli Lisesi Mezunu
 

 

 

 

Çayeli Liseliler Pilav Günü

Farklı zamanların farklı anlarında çarpacak yürekleriniz. Her şeyin farklı olduğunu gördüğünüz an kendinizin de farklı olduğunu hissedeceksiniz. Yaşam kendinizi hissettirin. Var olmanın o ince ama güçlü zevkine varın. Başarmanın,  hele hele çabalamalarla bir hedefe varmanın o büyük anlamını yakalayın. Kendiniz küçük büyük nasıl olursa olsun hedefler edinin ve idealleştirin bunu. Özgürce var olun, öğrenin, gelişin, değişin ama üretin. Kendi adınıza her şeyi yapabilecek güçte olacaksınız buna inanın.

Hani o dönemlerin en popüler defterleri vardır ya, hani rengârenk ve çok kıymetli. Bazen de okunmasın diye kilitli ama kim bilebilir ki yazması için verdiğin kişinin kilit anlayışını. İlk okuduğumda, bir daha ve bir daha ve hatta şuanda bile hiç takılmadan seslendirmeyi başarabildiğime göre ısrarla okumuştum bu satırları. Ve bu satırlar şöyle devam ediyordu. Başarılar sevgi ile kal. Coğrafya Öğretmenin Elmas Ürkmez. O pembe sayfalarımdan birine yazılmış hayat notlarıydı bunlar. O günlerde beni çok etkilemişti ama nerden bilebilirdim ki bugün bile her tekrarladığımda o günkü heyecanı duyacağımı. Canım öğretmenim, beni hatırlar mı acaba.

 

Film şeridi artık geri sarıyor ve o günlere, anlatmayla bitirilemeyen lise yıllarına dönüyoruz. Muhteşem bir İstanbul akşamından, yoğun yağmur sonrasındaki güneşli bir Çayeli gününe uzanıyoruz. İstanbul İstanbul İstanbul, yemek tekne gece derken şimdide Çayeli ve okul bahçesindeyiz. Yine bir Çayeli Lisesi Mezunları Derneğinin mimarı olan etkinlikteyiz. Yuvarlak masanın başında Mehmet Hüsrev, etrafında ise Zeki Şenkal, Cengiz Sofu, Aziz Yağcı, Hüseyin Şişman, İbrahim Öztürk, Celal Şişman, Turan Koç, Nurkan Yelkenci, Oğuz Kaan Demirci, Yusuf Kara oturmakta.

 

 Bende ablamla birlikte bahçeye giriyorum ve ilk olarak Zeki ile selamlaşıyoruz. Bahçede ilerledikçe bir sağa koşuyorum, bir sola. İçeride lisenin birçok döneminden öğrenciler ve öğretmenler bulunmakta ve herkesin ağzında bir acaba. Gözler etrafı süzüyor, yüzlerde bir tebessüm ve dillerde bir acaba kendi sınıf arkadaşlarımdan kimler burada. O günlerden bu günlere değişen tüm yaşam paylaşılıyor arkadaşlarla. Konuşuluyor kim nerde nasıl ne yapıyor.

 

Sonra başkanlarımdan Muammer Kemerbaş’ ın sesi yükseliyor saygı duruşuna, ardından bir öğrenci gibi istiklal marşını okuyoruz. Özlemişim, şimdide tek sıra halinde içeriye girer miyiz diyorum ama öyle olmuyor tabiî. Bazı önemli isimlere uzatılıyor mikrofonlar. Öncelikle ev sahibi müdürümüz Cemil Bilgili alıyor mikrofonu. Orda bulunan hukuk dünyasından Mehmet Maun, Burhan Karaloğlu, Yılmaz Şenkal, Fahri Köse, Başkanlarım Ali Fuat Albayrak, Yılmaz Hüsrev ve deneğin başkanı Mehmet Hüsrev konuşuyor. Ve tabiî ki ilçemizin Belediye Başkanı, Yardımcısı ve Kaymakamımız. Her birinin söyleyecek cümleleri var elbette. Eğitimde öncü ilçe de görev yapmanın haklı gururuyla. Emeği geçen öğretmenlerimize uzatılıyor mikrofonlar, Sn Şükrü Beyaz. Ve tabiî ki anılarını herkesle paylaşmak isteyen alıyor eline mikrofonu. Tüm bu konuşmalardan sonra ikramlar başlıyor. Herkes bir elinde tabağı bir elinde ayranı muhabbete devam ediyor. Konuşmalar, gülüşmeler, flaşlar patlıyor her yanda.

 

Omzumda sıcak bir el hissediyorum. Dönüyorum ve 13 yılın burukluğuyla sarılıyorum arkadaşıma. Mezuniyetten sonra hiç görememiştik. Bu gün için gelmiş oda birçok kişi gibi İstanbul’ dan. Hepiniz hoş geldiniz arkadaşlar. Sevgili Filiz, Hasan, Hüseyin, Yüksel. Hepiniz hoş geldiniz tüm değerli misafirler. Saatlerin ilerlemesine rağmen arkadaşlar, kardeşle, r ağabeyler, ablalar, sıradaşlar, yoldaşlar gelmeye devam ediyor dillerdeki o acabayla. İlk adımlarımızı atıyoruz, adım attıkça etrafımıza sevgi ve aidiyet tohumları ekiyoruz. Biz Çayeli Lisesi ortak paydasında buluştuk. Bu paydayı marka yapma adına ilerliyoruz. Bu paydada yer alabilecek herkesi davet ediyoruz yerlerini almaya.

 

Konuşmalar, sarılmalar, yemek ve ve tabiî ki eğlencesiz olmaz. Şişiriliyor bir tulum ve tutuşuluyor el ele. Programı eğlenceyle taçlandırarak sonlandırıyoruz. Burada bulunan, bulunmak isteyipte bulunamayan herkese, emeği geçen herkese teşekkürler. Dilim döndüğünce anlatmaya çalıştım bir yaşanmışlığı daha artı ve eksileriyle. Ve yine çok sevdiğim bir cümleyle bitirmek istiyorum sözlerimi. Eğitimin insanı bozmaması yetmez daha iyiden yana değiştirmesi gerekir. Tüm okurlara sevgi saygılarımı sunarak ayrılıyorum huzurlarınızdan. 

Ayşe Gümüşler

Kaynak:cayeli.org.tr

 
  *** Gümüşler arkadaşımıza bu yorumundan dolayı teşekkür ederiz!
 
  Geri Dön