ŞAİRLER ,Şiirleri ve Hayatları
AHMED ARİF hayatı ve şiirleri


1927 yilinda Diyarbakir’da dogdu, 2 Haziran 1991 tarihinde Ankara’da öldü. Ortaögrenimini Diyarbakir Lisesi’nde tamamladi. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Cografya Fakültesi Felsefe Bölümü ögrencisi iken 1950’de Türk Ceza Yasasi’nin 141. maddesine aykiri davranmak saviyla, 1952’de gizli örgüt kurma saviyla iki kez tutuklandi, yargilandi ve 2 yil hüküm giydi. Cezaevi günleri sona erince Ankara’daki gazeteler ve dergilerde teknik islerle ugrasarak yasamini kazandi. Toplumcu gerçekçi siirimizin ustalarindandir. Yasadigi cografyanin duyarliligi ve halk kaynagindaki sesini hiç yitirmeden, lirik, epik ve koçaklama tarzini kusursuz bir kurguyla kullanarak, özgün, tutkulu, müthis ezgili çagdas siirler yazdi.

   

ANADOLU

Beþikler vermiþim Nuh'a
Salıncaklar, hamaklar
Havva Anan dünkü çocuk sayılır
Anadoluyum ben
Tanıyor musun?

Utanırım
Utanırım fukaralıktan
Ele, güne karþı çıplak...
Üþür fidelerim
Harmanım kesat.
Kardeþliðin, çalıþmanın
Beraberliðin
Atom güllerinin katmer açtıðı
Þairlerin, bilginlerin dünyalarında
Kalmıþım bir baþıma
Bir baþıma ve uzak.
Biliyor musun?

Binlerce yıl saðılmıþım
Korkunç atlılarıyla parçalamıþlar
Nazlı, seher-sabah uykularımı
Hükümdarlar, saldırganlar, haydutlar
Haraç salmıþlar üstüme.
Ne Iskender takmıþım
Ne þah, ne sultan
Göçüp gitmiþler, gölgesiz!
Selam etmiþim dostuma
Ve dayatmıþım...
Görüyor musun?

Nasıl severim bir bilsen.
Köroðlu'yu
Karayılanı
Meçhul Askeri...
Sonra Pir Sultanı ve Bedrettini.
Sonra kalem yazmaz
Bir nice sevda...
Bir bilsen
Onlar beni nasıl severdi.
Bir bilsen, Urfa'da kurþun atanı
Minareden, barikattan
Selvi dalından
Ölüme nasıl gülerdi.
Bilmeni mutlak isterim
Duyuyor musun?

Öyle yıkma kendini
Öyle mahzun, öyle garip...
Nerede olursan ol
Içerde, dıþarda, derste, sırada
Yürü üstüne - üstüne
Tükür yüzüne celladın
Fırsatçının, fesatçının, hayının...
Dayan kitap ile
Dayan iþ ile.
Tırnak ile, diþ ile
Umut ile, sevda ile, düþ ile
Dayan rüsva etme beni.

Gör, nasıl yeniden yaratılırım
Namuslu, genç ellerinle.
Kızlarım
Oðullarım var gelecekte
Herbiri vazgeçilmez cihan parçası.
Kaç bin yıllık hasretimin koncası
Gözlerinden
Gözlerinden öperim
Bir umudum sende
Anlıyor musun?




AY KARANLIK Maviye Maviye çalar gözlerin Yangın mavisine Rüzgarda asi. Körsem Senden gayrısına yoksam Bozuksam Can benim, düþ benim Ellere nesi? Hadi gel Ay karanlık... Itten aç Yılandan çıplak Vurgun ve bela Gelip durmuþsam kapına Var mı ki doymazlıðım? Ille de ille Sevmelerim Sevmelerim gibisi? Oturmuþ yazıcılar Fermanım yazar N'olur gel Ay karanlık... Dört yanım puþt zulası Dost yüzlü Dost gülücüklü Cigaramdan yanar. Alnım öperler Suskun, hayın, çıyansı. Dört yanım puþt zulası Dönerim dönerim çıkmaz. En leylim gecede ölesim tutmuþ Etme gel Ay karanlık...


BU ZINDAN, BU KIRGIN,BU CAN PAZARI Gördüler Yedi cihan, In, cin Kaf daginin ardindakiler, Kitlik da kiran da olsa Gördüler analar neler dogurur Aman aman hey... Dünyalar vardir elvan, Bir su damlasinda, bir kil ucunda, Meyvalar vardir, meyvalar, Agaci, omcasi yok, Sana vurgun, sana dost. Beride Kabil'in murdar baltas Ve kan degirmenleri, Kader kahpesi. Beride borazancilari o pust ölümün, Hazir irzini vermege Yigitler vuruldukça. Timsah kismi çünkü yavrusunu yer Akarsu duruldukça. Cadi, yalan hamurunu dag - dag yogurur Aman aman hey Bu zindan, bu kirgin, bu can pazari, Macera degil. Yasamak, sade "yasamak" Yosun, solucan harcidir. Öyle açar ki murat. Susuz, günessiz de kalsa, koparilsa da Savki, bulut güllerinden daha bir suna, Daha bir burcu - burcudur. Bu zindan, bu kirgin, bu can pazari Macera degil Sardigim topragimin altin sabridir. O sert, erkek hüznüdür lahza basinda Cigara degil. Ve sevgilim uykusunda bagrir Aman aman hey... Meltemin bir tadi, ustura agzi Biri, kiz memesi, tilsim, Yagmurun bir damlasi süzülmüs küfür, Bir damlasi, ask. Senin uykularin hayin, Düslerin kardes. Duyar misin, anlayip sizlar misin ki? Gece, samanyollarinda rüzgar çikincayadek, Misralarim kardes - kardes çagirir Aman Aman hey... Serabin bir sonu vardir, Ufkun, siradagin sonu. Uçarin, kaçarin bir sonu vardir Senin sonun yok. Mandalarin, kavaklarin pazari olur, Senin pazarin olamaz. Sensiz nar çatlamaz, bebek giii demez. Beni böyle sair, dizane etmez, Kizimin çatal gögsü. Senin yüzün suyu hürmetinedir Bugdalara, cevizlere yürüyen Kara topragin ak südü... Bir bilsen kimlere tasa, kedersin, Anlar misin, sasirip aglar misin ki? Bir bilsen kardeslerim ne can çocuklar Ve bilsen nasil vurur beni bu duvar. Aksam - aksam, kara sevdam agirir Aman, aman hey...


DIYARBEKIR KALESINDEN NOTLAR VE ADILOS BEBENIN NINNISI 1. Varamaz elim Ayvasina, narina can dayanamazken, Kirar boynumu yürürüm. Kurdun, kusun bilecegi hal degil, Sormayin hiç Laaaaal... Kara ferman çikadursun yollara, Yarin bahçesi tarumar, Kan eder perçem Olancasi bir tutam can, Kadasina, belasina sundugum, Ben öleydim loooy... Elim bos, Ayagim pusu. Bir ben bilecegim oysa Ne afat sevdim. Bir de agzi var dili yok Diyarbekir Kalesi... 2. Açar, Kan kirmizi yediverenler Ve kar yagar bir yandan, Savrulur Karacadag, Savrulur zozan... Bak, biyigim buz tuttu, Üsüyorum da Zemheri de uzadikça uzadi, Seni, baharmisin gibi düsünüyorum, Seni, Diyarbekir gibi, Nelere, nelere baskin gelmez ki Seni düsünmenin tadi... 3. Hamravat suyu dondu, Diclede dört parmak buz, Biz kuyudan isliyoruz kaba - kacaga, Çayi kardan demliyoruz. Anam sir gibi saklar siyatigini, "Yel" der, "Baharin geçer". Bacim, ikicanli, agir, Güzel kizdir, bilirsin. Ilki bu, bir yandan sakli utanir Ve bir yandan korkar Ölürüm deyi. Bir can daha çogalacagiz bu kis. Bebegim, neremde saklayim seni? Hos gelir, Safa gelir, Ahmed Arif'in yegeni... 4. Dogdun, Üç gün aç tuttuk Üç gün meme vermedik sana Adilos Bebem, Hasta düsmeyesin diye, Töremiz böyle diye, Saldir simdi memeye, Saldir da büyü... Bunlar, Engerekler ve çiyanlardir, Bunlar, Asimiza, ekmegimize Göz koyanlardir, Tani bunlari, Tani da büyü... Bu, namustur Künyemize kazinmis, Bu da sabir, Agulardan süzülmüs. Saril bunlara Saril da büyü...


HANI KURSUN SIKSAN GEÇMEZ GECEDEN Yigit harmanlari, yiginaklar, Kurulmus çetin daglarinda vatanlarin. Dize getirilmis haydutlar, Hayinlar, amana gelmis, Yetim hakki sorulmus, Hesap görülmüs. Demdir bu... Demdir, Derya dibinde yanginlar, Kan kesmis ovalar üstünde Mayis... Uçmus, bir kustüyü hafifliginde, Çelik kadavrasi korugan'larin. Ölünmüs, canim,ölünmüs Murad alinmis... Gelgelelim, Beter, bize kismetmis. Ölüm, böyle alti okka koymaz adama, Susmak ve beklemek, müthis Genciz, namlu gibi, Ve çatal yürek, Barisa, bayrama hasret Uykulara, derin, kaygisiz, rahat, Otuziki disimizle gülmege, Doyasiya sevismege,yemege... Kaç yol, aglamakli olmusum geceleri, Asil, bizim aramizda güzeldir hasret Ve asil biz biliriz kederi. Içim, bir suskunsa tekin mi ola? O Malta biçagi,kinsiz,uyanik, Ve genç bir misradir Filinta endam... Neden, neden alnindaki yikkinlik, Bakislarindaki öldüren bugu? Kaç yol aglamakli oluyorum geceleri... Nasil da almis aklimi, Sürmüs, filiz vermis içimde sevdan, Dost, düsman söz eder kendi kavlince, Kinanmak, yigit basina. Bu, ne ayip, ne de yasak, Öylece bir gerçek, kendi halinde, Belki, yasamama sebep... Evet, aglamakli oluyorum, demdir bu. Hani, kursun siksan geçmez geceden, Anlatamam, nasil issiz, nasil karanlik... Ve zehir - zikkim cigaram. Gene bir cehennem var yastigimda, Gel artik...


HASRETINDEN PRANGALAR ESKITTIM Seni, anlatabilmek seni Iyi çocuklara, kahramanlara. Seni anlatabilmek seni Namussuza, halden bilmeze Kahpe yalana. Art arda kaç zemheri Kurt uyur, kuþ uyur, zindan uyurdu. Dıþarda gürül gürül akan bir dünya... Bir ben uyumadım Kaç leylim bahar Hasretinden prangalar eskittim. Saçlarına kan gülleri takayım Bir o yana Bir bu yana... Seni baðırabilsem seni Dipsiz kuyulara Akan yıldıza Bir kibrit çöpüne varana Okyanusun en ıssız dalgasına Düþmüþ bir kibrit çöpüne. Yitirmiþ tılsımını ilk sevmelerin Yitirmiþ öpücükleri Payı yok, apansız inen akþamlardan Bir kadeh, bir cigara, dalıp gidene Seni anlatabilsem seni... Yokluðun, cehennemin öbür adıdır Üþüyorum, kapama gözlerini...


IÇERDE Haberin var mi tas duvar? Demir kapi, kör pencere, Yastigim, ranzam, zincirim, Ugruna ölümlere gidip geldigim, Zulamdaki mahzun resim, Haberin var mi? Görüsmecim, yesil sogan göndermis, Karanfil kokuyor cigaram Daglarina bahar gelmis memleketimin...


KARANFIL SOKAGI Tekmil ufuklar kıþladı Dört yön, onaltı rüzgar Ve yedi iklim beþ kıta Kar altındadır. Kavuþmak ilmindeyiz bütün fasıllar Ray, asfalt, þose, makadam Benim sarp yolum, patikam Toros, Anti-toros ve asi Fırat Tütün, pamuk, buðday ovaları, çeltikler Vatanım boylu boyunca Kar altındadır. Döðüþenler de var bu havalarda El, ayak buz kesmiþ, yürek cehennem Ümit, öfkeli ve mahzun Ümit, sapına kadar namuslu Daðlara çekilmiþ Kar altındadır. Þarkılar bilirim çıð tutmuþ Resimler, heykeller, destanlar Usta ellerin yapısı Kolsuz, yarı çıplak Venüs Trans-nonain sokaðı Garcia Lorca'nın mezarı Ve gözbebekleri Pierre Curie'nin Kar altındadır. Duvarları katı sabır taþından Kar altındadır varoþlar Hasretim nazlıdır Ankara. Dumanlı havayı kurt sevsin Asfalttan yürüsün Aralık Sevmem, netameli aydır. Bir baþka ama bilemem Bir kaçıncı bahara kalmıþtır vuslat Kalbim, bu zulümlü sevda Kar altındadır. Gecekondularda hava bulanık puslu Altındað gökleri kümülüslü Ekmeðe, aþka ve ömre Küfeleriyle hükmeden Ciðerleri küçük, elleri büyük Nefesleri yetmez avuçlarına - Ilkokul çaðında hepsi - Kenar çocukları Kar altındadır. Hatip Çay'ın öte yüzü ılıman Bulvarlar çakırkeyf Yeniþehir'de Karanfil Sokaðı'nda gün açmıþ Hikmetinden sual olunmaz deðil "Mucip sebebin" bilirim Ve "kafi delil" ortada... Karanfil Sokaðı'nda bir camlı bahçe Camlı bahçe içre bir çini saksı Bir dal süzülür mavide Al al bir yangın þarkısı Bakmayın saksıda boy verdiðine Kökü Altındað'da, Incesu'dadır.


LEYLIM - LEYLIM Leylim - leylim dünyamizin yarisi Al - yesil bahar, Yarisi kar olanda Gene kavim - kardas, can - cana düsman, Gene yedibogum akrep, Sari engerek, Alnimizin akliginda pust isi zulüm Ve canim yari geceler Çift kanat kapilarina karsi daragaçlari, Mahpusanede çesme Yandan akar olanda, Gelmis yoklamis ecel Kaburgam arasindan. Yoklasin hele... Çagidir, can dayanmaz, Çagidir, en çatal, en asi, Cehennem koncasi memelerinin. Çagidir, kirk gün - kirk gece Kollarin boynuma kement, Ha canim kötüye inat... Vah ki ne desem, Kursunlari namlulara sürülü, I'kelleri kan, Baskincilar uykumuzu yikar olanda, Alir yüregim: Yankin yasak, aynalara. Inemem bahçende talan, Tam, bos yani bu, derim namussuzun, Tam, biçagim cehennem gibi güzelken, Aklima düsüyorsun Ellerim arik... Bilmis Bütün zula'lar Egri hançer, kara mavzer, kan pusu. Ve insan düsüncesinin o en orospu, O en ayip, frengili yemisi, Çildirtilmis uranyum Bilmis, Bilsinler! Sana nasil yandigimi Uuuuy gelin... Iste kan tutmus korsanlar, Haramla beslenmis azgin, Düzmece peygamberler Ve cüceleri Ve igdis ve aptal kölelerine karsi, Iste bir kez daha Bu can bendeyken, Delin, divanenim iste Uuuuy gelin... Bu yasaklar, Firavun kalintisi. Yoksun, Akdan - karadan. Gizline, canevine kurulu faklar. Gün ola, umut kesip korkunç yetinden, Murdar tutkusuna dünyasizligin, Gün ola, düsesin bekler. Düsme! Ölürüm... Gözlerinden, gözlerinden olurum. Leylim - leylim Ayvalar, nar olanda Sen bana yar olanda. Belali basimiza Dünyalar dar olanda.


MERHABA Gün açar, Karin verir yagmurlu toprak. Incesu Deresi, merhaba. Saçakta serçeler daha çilgindir, Bulutlarda kartal, Daha çalimli. Koparir gögsünden bir dügme daha, Tezkere bekliyen biri. Incesu Deresi, merhaba. Genç bayraklar vardir, Baris düsünür, Kuyularda isçi, mavilikleri. Ben hepsini düsünürüm, Yirmidört saat Ve seni düsünürüm, Karanlik,hirsli... Seni, cihanlarin aziz meyvasi. Ilan-i ask makamindan bir misra, Yeserip, kimildar içimde, Düser aklima gözlerin... Oysa murad alamam. Oysa akdan - karadan Bilirim, payim bu kadar... Unutmus gülmeyi gözbebeklerim. Unutmus dudaklarim öpmeyi. Incesu Deresi, merhaba...


TERKETMEDI SEVDAN BENI Terketmedi sevdan beni Aç kaldım, susuz kaldım Hayın, karanlıktı gece Can garip, can suskun Can paramparça... Ve ellerim, kelepçede Tütünsüz uykusuz kaldım Terketmedi sevdan beni...


UNUTAMADIÐIM Açardın Yalnızlıðımda Mavi ve yeþil Açardın. Tavþan kanı, kınalı berrak. Yenerdim acıları, kahpelikleri... Gitmek Gözlerinde gitmek sürgüne. Yatmak Gözlerinde yatmak zindanı Gözlerin hani? "To be or not to be" deðil. "Cogito ergo sum" hiç deðil... Asıl iþ, anlamak kaçınılmaz'ı Durdurulmaz çıðı Sonsuz akımı. Içmek Gözlerinde içmek ayıþıðını. Varmak Gözlerinde varmak can tılsımına. Gözlerin hani? Canımın gizlisinde bir can idin ki Kan deðil sevdamız akardı geceye Sıktıkça cellat Kemendi... Duymak Gözlerinde duymak üç-aðaçları Susmak Gözlerinde susmak Ustura gibi... Gözlerin hani?


YALNIZ DEGILIZ Bir ufka vardik ki artik Yalniz degiliz sevgilim. Gerçi gece uzun, Gece karanlik Ama bütün korkulardan uzak. Bir sevdadir böylesine yasamak, Tek basina Ölüme bir soluk kala, Tek basina Zindanda yatarken bile, Asla yalniz kalmamak. Safaklari ben baliga çikarim Akan akmayan sularda Benim, bütün tezgahlarda paydosa giden Bir bahar aksami dünyada. Ben dört duvar arasinda degilim Pirinçte, pamukta ve tütündeyim, Karacadag, Çukurova ve Cibalide. Zehirli kör yilanlari Ve sitmasiyla Gün yirmidört saat insan avinda Karacadagda çeltikler. Bir kiz çocugunun gözyasi gibi - Ayak bileklerinde bir dizi boncuk, Sol omzunda nazarlik, Dag basinda unutulmus üsümüs, Minicik bir asiret kizinin - Damla-damla, berrak olur pirinci. Kamyonlarla, katir kervanlariyla Beyler sofrasina gider... Çukurovam, Kundagimiz, kefen bezimiz Kani esmer, yüzü ak. Sicaginda sabir taslari çatlar, Çatlamaz irgadin yüregi. Dilerse buluttan ak, Köpükten yumusak verir pamugu. Külhan, kavgacidir delikanlisi, Ünlü mahpusanelerinde Anadolumun En çok Çukurovalilar mahpustur, Dostuna yarasini gösterir gibi, Bir salkim sögüde su verir gibi, Öyle içten Öyle derin, Türkü söylemek, küfretmek, Çukurova yigidine mahsustur... Tütünü bilir misin? "Kiz saçi" demis zeybekler, Su içmez her damardan, Yerini kolay begenmez, Üsür Naz eder, Darilir Iki parmak arasinda kiyilmis, Bir parçasi var kalbimin Incecik, ak kagitlara sarilir, Dar vakit yanar da verir kendini. Dostun susan dudagina... Sokaklardan, Kiyilardan, Gök mavisinden, Ekmeginden, Canevinden ayri düsmeye Yani bütün hasretlerin kahrina Ve zehrine çaresiz kalmalarin, Ilk nefesi Hizir gibi yetisir Cibalide sarilan cigaranin... Tütün isçileri yoksul, Tütün isçileri yorgun, Ama yigit Piril - piril namuslu. Nami gitmis deryalarin ardina Vatanimin bir umudu...


TUTUKLU Birden Kurþun yemiþ gibi susar Gözbebeklerime karþı Susar da Açılıp yol verir þehir Sade radyolarda bir gamlı hava "Elaziz uzun çarþı" Firarda gözüm yok Namussuzum yok Yok piþmanlık bir halim Yaslanıp Bir cigara yakmak isterim Dumanı cevahir deðer Maðlup mu desem mahcup mu Ama ikisi de deðil Ben garip sen güzel Dünya umutlu
Öyle bir tuhafım bu aksamüstü Sevgilim Canavar götürür gibi Iki yanım Iki süngü


YURDUM BENIM ÞAHDAMARIM Engereðin diþlerine iþledim, Aðu diþlerine Oluklu, çentik... Ve vurgun, Gözleri bir çift cehennem Burnuna kan tütmüþ Pars bıyıðına... Daðın pulat yüreðine iþledim, Þimþeðin masmavi usturasına Sevdanı usul-usul Sevdanı mısra-mısra Lo ben seni hapislerde sevmiþim, Ben seni sürgünlerde. Yurdum benim þahdamarım... Yücende buzul Ve kar, Maviþ dað tavþanları Gün vuranda alaran Zemheri yılanları Ve yakut bir hıþımla Öyle çakılan Sonsuzluðun yakıþıðı kartallar. .................... .................... Baþım gözüm üstünesin Suskum, avazım üstüne... Adından baþka silah Yazgından baþka günah Daha yazmamıþ Hiçbir gizli dosyada Hiçbir açık kitapta. Peþinde azgınları Kanlı paranın Yani Doların itleri, Altın, Sterlin kurtları Ve petrol Nemrutları Ve kurþun Yezitleri... .................... .................... Kaçgunda, kaçakta Can havlindesin... Ve çocuk ölüleri Parçalanmıþlar Daha süt kokuyorlar Ve anne ölüleri Incecikten, gencecikten Açık hepsinin gözleri. Halkım benim Askıda çıð...


33 KURÞUN 1. Bu dað Mengene daðıdır Tanyeri atanda Van'da Bu dað Nemrut yavrusudur Tanyeri atanda Nemruda karþı Bir yanın çıð tutar, Kafkas ufkudur Bir yanın seccade Acem mülküdür Doruklarda buzulların salkımı Firari guvercinler su baþlarında Ve karaca sürüsü Keklik takımı... Yiðitlik inkar gelinmez Teke tek doðüþte yenilmediler Bin yıllardan bu yan, bura uþaðı Gel haberi nerden verek Turna sürüsü deðil bu Gökte yıldız burcu deðil Otuzüç kurþunlu yürek Otuzuç kan pınarı Akmaz Göl olmuþ bu daðda... 2. Yokuþun dibinden bir tavþan kalktı Sırtı alaçakır Karnı sütbeyaz Garip, ikicanlı, bir dað tavþanı Yüreði aðzında öyle zavallı Tövbeye getirir insanı Tenhaydı, tenhaydı vakitler Kusursuz, çırılçıplak bir þafaktı Baktı otuzüçten biri Karnında açlıðın aðır boþluðu Saç, sakal bir karıþ Yakasında bit Baktı kolları vurulu Cehennem yurekli bir yiðit Bir garip tavþana Bir gerilere. Düþtü nazlı filintası aklına Yastıðı altında küsmüþ Düþtü, Harran ovasından getirdiði tay Perçemi mavi boncuklu Alnında akıtma Üç topuðu ak Eþkini hovarda, kıvrak Doru, seglavi kısraðı. Nasıl uçmuþlardı Hozat önünde! Þimdi, böyle çaresiz ve baðlı Böyle arkasında bir soðuk namlu Bulunmayaydı Sıðınabilirdi yuceltilere... Bu daðlar, kardeþ daðlar, kadrini bilir Evvel Allah bu eller utandırmaz adamı Yanan cigaranın külünü Güneþlerde çatal kıvılcımlanan Engereðin dilini Ilk atımda uçuran Usta elleri... Bu gözler, bir kere bile faka basmadı Çıð bekleyen boðazların kıyametini Karlı, yumuþacık hıyanetini Uçurumların Önceden bilen gözleri... Çaresiz Vurulacaktı Buyruk kesindi Gayrı gözlerini kör sürüngenler Yüreðini leþ kuþları yesindi... 3. Vurulmuþum Daðların kuytuluk bir boðazında Vakitlerden bir sabah namazında Yatarım Kanlı, upuzun... Vurulmuþum Düþüm, gecelerden kara Bir hayra yoranım çıkmaz Canım alırlar ecelsiz Sıðdıramam kitaplara Þifre buyurmuþ bir paþa Vurulmuþum hiç sorgusuz, yargısız Kirvem, hallarımı aynı böyle yaz Rivayet sanılır belki Gül memeler deðil Domdom kurþunu Paramparça aðzımdaki... 4. Ölüm buyruðunu uyguladılar Mavi dað dumanını ve uyur-uyanık seher yelini Kanlara buladılar. Sonra oracıkta tüfek çattılar Koynumuzu usul-usul yoklayıp Aradılar. Didik-didik ettiler Kirmanþah dokuması al kuþaðımı Tespihimi, tabakamı alıp gittiler Hepsi de armaðandı Acemelinden... Kirveyiz, kardeþiz, kanla baðlıyız Karþıyaka köyleri, obalarıyla Kız alıp vermiþiz yüzyıllar boyu Komþuyuz yaka yakaya Birbirine karıþır tavuklarımız Bilmezlikten deðil Fıkaralıktan Pasaporta ısınmamıþ içimiz Budur katlimize sebep suçumuz Gayrı eþkıyaya çıkar adımız Kaçakçıya Soyguncuya Hayına... Kirvem hallarımı aynı böyle yaz Rivayet sanılır belki Gül memeler deðil Domdom kurþunu Paramparça aðzımdaki... 5. Vurun ulan Vurun. Ben kolay ölmem. Ocakta küllenmiþ közüm Karnımda sözüm var Haldan bilene. Babam gözlerini verdi Urfa önünde Üç de kardaþını Üç nazlı selvi Ömrüne doymamıþ üç dað parçası. Burçlardan, tepelerden, minarelerden Kirve, hısım, daðların çocukları Fransız kuþatmasına karþı koyanda Bıyıkları yeni terlemiþ daha Benim küçük dayım Nazif Yakıþıklı Hafif Iyi süvari Vurun kardaþ demiþ Namus günüdür Ve þaha kaldırmıþ atını. Kirvem hallarımı aynı böyle yaz Rivayet sanılır belki Gül memeler deðil Domdom kurþunu Paramparça aðzımdaki...


SUSKUN Sus, kimseler duymasın. Duymasın ölürüm ha. Aydım yarı gecede Yeþil bir yaðmur sonra... Yaðıyor yeþil. En uzak, o adsız ve kimselersiz O yitik yıldızda duyuyor musun? Bir stradivarius inler kendi kendine Yayı, reçinesi, köprüsü yeþil. Önce bendim diyor ve sonra benim... Ölümsüz, güzel ve çetin. Ezgisidir dolaþan bütün evreni Bilinen, bilinmeyen ıssızlıkları. Canımı, tüylerimi sarmada þimdi Kendi rüzgarıyla vurgun... Sarıyor yeþil. Rüya, bütün çektiðimiz. Rüya kahrım, rüya zindan. Nasıl da yılları buldu Bir mısra boyu maceram... Bilmezler nasıl aradık birbirimizi Bilmezler nasıl sevdik Iki yitik hasret Iki parça can. Çatladı yüreði çakmaktaþının Aðıyor gökkuþaklarının serinliðinde Çaðlardır boðulmuþ bir su... Aðıyor yeþil. Yivlerinde yeþil güller fıþkırmıþ Susmuþ bütün namlular... Susmuþ dað Susmuþ deniz. Dünya mıþıl-mıþıl Uykular derin Yılan su getirir yavru serçeye Kısır kadın, maviþ bir kız doðurmuþ Memeleri bereketli ve serin... Saðıyor yeþil. Aydım yarı gecede Neron, çocuk kitaplarında çirkin bir surat Ve Sezarsa, bir ad, yıkıntılarda. Ama hançer taþı sanki Koca Kartaca! Hani, kibrit suyu vermiþlerdi üstüne Bak nasıl alıyor, yiðit Binlerce yıl da sonra Alıyor yeþil. Vurur daðın doruðundan Atmacamın çalkara Yalın gölgesi. Kuþ vurmaz, tavþan almaz Ama aç, azgın Köpek balıklarıydı parçaladıðı Bak, Tiber saygılı, suskun. Bak nilüfer dizisi zinciri. Bunlar bukaðısı, kolbaðlarıdır Cihanın ilk umudu, ilk sevgilisi Ve ilk gerillası Spartakus'un. Susuyor yeþil. Sus, kimseler duymasın, Duymasın, ölürüm ha. Aymıþam yarı gece Seni bulmuþam sonra. Seni, kaburgamın altın parçası. Seni, diþlerinde elma kokusu. Bir daha hangi ana doðurur bizi? Ruhum... Mısra çekiyorum, haberin olsun. Çarþılarin en küçük meyhanesi bu Saçları yüzümde kardeþ, çocuksu. Derimizin altında o olüm namussuzu... Ve Ahmedin iþi ilk rastgidiyor. Ilktir dost elinin hançersizliði... Aðlıyor yeþil.

ŞAİRLERE DÖN