ANADOLU
Beþikler vermiþim Nuh'a
Salıncaklar, hamaklar
Havva Anan dünkü çocuk sayılır
Anadoluyum ben
Tanıyor musun?
Utanırım
Utanırım fukaralıktan
Ele, güne karþı çıplak...
Üþür fidelerim
Harmanım kesat.
Kardeþliðin, çalıþmanın
Beraberliðin
Atom güllerinin katmer açtıðı
Þairlerin, bilginlerin dünyalarında
Kalmıþım bir baþıma
Bir baþıma ve uzak.
Biliyor musun?
Binlerce yıl saðılmıþım
Korkunç atlılarıyla parçalamıþlar
Nazlı, seher-sabah uykularımı
Hükümdarlar, saldırganlar, haydutlar
Haraç salmıþlar üstüme.
Ne Iskender takmıþım
Ne þah, ne sultan
Göçüp gitmiþler, gölgesiz!
Selam etmiþim dostuma
Ve dayatmıþım...
Görüyor musun?
Nasıl severim bir bilsen.
Köroðlu'yu
Karayılanı
Meçhul Askeri...
Sonra Pir Sultanı ve Bedrettini.
Sonra kalem yazmaz
Bir nice sevda...
Bir bilsen
Onlar beni nasıl severdi.
Bir bilsen, Urfa'da kurþun atanı
Minareden, barikattan
Selvi dalından
Ölüme nasıl gülerdi.
Bilmeni mutlak isterim
Duyuyor musun?
Öyle yıkma kendini
Öyle mahzun, öyle garip...
Nerede olursan ol
Içerde, dıþarda, derste, sırada
Yürü üstüne - üstüne
Tükür yüzüne celladın
Fırsatçının, fesatçının, hayının...
Dayan kitap ile
Dayan iþ ile.
Tırnak ile, diþ ile
Umut ile, sevda ile, düþ ile
Dayan rüsva etme beni.
Gör, nasıl yeniden yaratılırım
Namuslu, genç ellerinle.
Kızlarım
Oðullarım var gelecekte
Herbiri vazgeçilmez cihan parçası.
Kaç bin yıllık hasretimin koncası
Gözlerinden
Gözlerinden öperim
Bir umudum sende
Anlıyor musun?
AY KARANLIK
Maviye
Maviye çalar gözlerin
Yangın mavisine
Rüzgarda asi.
Körsem
Senden gayrısına yoksam
Bozuksam
Can benim, düþ benim
Ellere nesi?
Hadi gel
Ay karanlık...
Itten aç
Yılandan çıplak
Vurgun ve bela
Gelip durmuþsam kapına
Var mı ki doymazlıðım?
Ille de ille
Sevmelerim
Sevmelerim gibisi?
Oturmuþ yazıcılar
Fermanım yazar
N'olur gel
Ay karanlık...
Dört yanım puþt zulası
Dost yüzlü
Dost gülücüklü
Cigaramdan yanar.
Alnım öperler
Suskun, hayın, çıyansı.
Dört yanım puþt zulası
Dönerim dönerim çıkmaz.
En leylim gecede ölesim tutmuþ
Etme gel
Ay karanlık...
BU ZINDAN, BU KIRGIN,BU CAN PAZARI
Gördüler
Yedi cihan,
In, cin Kaf daginin ardindakiler,
Kitlik da kiran da olsa
Gördüler analar neler dogurur
Aman aman hey...
Dünyalar vardir elvan,
Bir su damlasinda, bir kil ucunda,
Meyvalar vardir, meyvalar,
Agaci, omcasi yok,
Sana vurgun, sana dost.
Beride Kabil'in murdar baltas
Ve kan degirmenleri,
Kader kahpesi.
Beride borazancilari o pust ölümün,
Hazir irzini vermege
Yigitler vuruldukça.
Timsah kismi çünkü yavrusunu yer
Akarsu duruldukça.
Cadi, yalan hamurunu dag - dag yogurur
Aman aman hey
Bu zindan, bu kirgin, bu can pazari,
Macera degil.
Yasamak, sade "yasamak"
Yosun, solucan harcidir.
Öyle açar ki murat.
Susuz, günessiz de kalsa, koparilsa da
Savki, bulut güllerinden daha bir suna,
Daha bir burcu - burcudur.
Bu zindan, bu kirgin, bu can pazari
Macera degil
Sardigim topragimin altin sabridir.
O sert, erkek hüznüdür lahza basinda
Cigara degil.
Ve sevgilim uykusunda bagrir
Aman aman hey...
Meltemin bir tadi, ustura agzi
Biri, kiz memesi, tilsim,
Yagmurun bir damlasi süzülmüs küfür,
Bir damlasi, ask.
Senin uykularin hayin,
Düslerin kardes.
Duyar misin, anlayip sizlar misin ki?
Gece, samanyollarinda rüzgar çikincayadek,
Misralarim kardes - kardes çagirir
Aman Aman hey...
Serabin bir sonu vardir,
Ufkun, siradagin sonu.
Uçarin, kaçarin bir sonu vardir
Senin sonun yok.
Mandalarin, kavaklarin pazari olur,
Senin pazarin olamaz.
Sensiz nar çatlamaz, bebek giii demez.
Beni böyle sair, dizane etmez,
Kizimin çatal gögsü.
Senin yüzün suyu hürmetinedir
Bugdalara, cevizlere yürüyen
Kara topragin ak südü...
Bir bilsen kimlere tasa, kedersin,
Anlar misin, sasirip aglar misin ki?
Bir bilsen kardeslerim ne can çocuklar
Ve bilsen nasil vurur beni bu duvar.
Aksam - aksam, kara sevdam agirir
Aman, aman hey...
DIYARBEKIR KALESINDEN NOTLAR
VE ADILOS BEBENIN NINNISI
1.
Varamaz elim
Ayvasina, narina can dayanamazken,
Kirar boynumu yürürüm.
Kurdun, kusun bilecegi hal degil,
Sormayin hiç
Laaaaal...
Kara ferman çikadursun yollara,
Yarin bahçesi tarumar,
Kan eder perçem
Olancasi bir tutam can,
Kadasina, belasina sundugum,
Ben öleydim loooy...
Elim bos,
Ayagim pusu.
Bir ben bilecegim oysa
Ne afat sevdim.
Bir de agzi var dili yok
Diyarbekir Kalesi...
2.
Açar,
Kan kirmizi yediverenler
Ve kar yagar bir yandan,
Savrulur Karacadag,
Savrulur zozan...
Bak, biyigim buz tuttu,
Üsüyorum da
Zemheri de uzadikça uzadi,
Seni, baharmisin gibi düsünüyorum,
Seni, Diyarbekir gibi,
Nelere, nelere baskin gelmez ki
Seni düsünmenin tadi...
3.
Hamravat suyu dondu,
Diclede dört parmak buz,
Biz kuyudan isliyoruz kaba - kacaga,
Çayi kardan demliyoruz.
Anam sir gibi saklar siyatigini,
"Yel" der, "Baharin geçer".
Bacim, ikicanli, agir,
Güzel kizdir, bilirsin.
Ilki bu, bir yandan sakli utanir
Ve bir yandan korkar
Ölürüm deyi.
Bir can daha çogalacagiz bu kis.
Bebegim, neremde saklayim seni?
Hos gelir,
Safa gelir,
Ahmed Arif'in yegeni...
4.
Dogdun,
Üç gün aç tuttuk
Üç gün meme vermedik sana
Adilos Bebem,
Hasta düsmeyesin diye,
Töremiz böyle diye,
Saldir simdi memeye,
Saldir da büyü...
Bunlar,
Engerekler ve çiyanlardir,
Bunlar,
Asimiza, ekmegimize
Göz koyanlardir,
Tani bunlari,
Tani da büyü...
Bu, namustur
Künyemize kazinmis,
Bu da sabir,
Agulardan süzülmüs.
Saril bunlara
Saril da büyü...
HANI KURSUN SIKSAN GEÇMEZ GECEDEN
Yigit harmanlari, yiginaklar,
Kurulmus çetin daglarinda vatanlarin.
Dize getirilmis haydutlar,
Hayinlar, amana gelmis,
Yetim hakki sorulmus,
Hesap görülmüs.
Demdir bu...
Demdir,
Derya dibinde yanginlar,
Kan kesmis ovalar üstünde Mayis...
Uçmus, bir kustüyü hafifliginde,
Çelik kadavrasi korugan'larin.
Ölünmüs, canim,ölünmüs
Murad alinmis...
Gelgelelim,
Beter, bize kismetmis.
Ölüm, böyle alti okka koymaz adama,
Susmak ve beklemek, müthis
Genciz, namlu gibi,
Ve çatal yürek,
Barisa, bayrama hasret
Uykulara, derin, kaygisiz, rahat,
Otuziki disimizle gülmege,
Doyasiya sevismege,yemege...
Kaç yol, aglamakli olmusum geceleri,
Asil, bizim aramizda güzeldir hasret
Ve asil biz biliriz kederi.
Içim, bir suskunsa tekin mi ola?
O Malta biçagi,kinsiz,uyanik,
Ve genç bir misradir
Filinta endam...
Neden, neden alnindaki yikkinlik,
Bakislarindaki öldüren bugu?
Kaç yol aglamakli oluyorum geceleri...
Nasil da almis aklimi,
Sürmüs, filiz vermis içimde sevdan,
Dost, düsman söz eder kendi kavlince,
Kinanmak, yigit basina.
Bu, ne ayip, ne de yasak,
Öylece bir gerçek, kendi halinde,
Belki, yasamama sebep...
Evet, aglamakli oluyorum, demdir bu.
Hani, kursun siksan geçmez geceden,
Anlatamam, nasil issiz, nasil karanlik...
Ve zehir - zikkim cigaram.
Gene bir cehennem var yastigimda,
Gel artik...
HASRETINDEN
PRANGALAR ESKITTIM
Seni, anlatabilmek seni
Iyi çocuklara, kahramanlara.
Seni anlatabilmek seni
Namussuza, halden bilmeze
Kahpe yalana.
Art arda kaç zemheri
Kurt uyur, kuþ uyur, zindan uyurdu.
Dıþarda gürül gürül akan bir dünya...
Bir ben uyumadım
Kaç leylim bahar
Hasretinden prangalar eskittim.
Saçlarına kan gülleri takayım
Bir o yana
Bir bu yana...
Seni baðırabilsem seni
Dipsiz kuyulara
Akan yıldıza
Bir kibrit çöpüne varana
Okyanusun en ıssız dalgasına
Düþmüþ bir kibrit çöpüne.
Yitirmiþ tılsımını ilk sevmelerin
Yitirmiþ öpücükleri
Payı yok, apansız inen akþamlardan
Bir kadeh, bir cigara, dalıp gidene
Seni anlatabilsem seni...
Yokluðun, cehennemin öbür adıdır
Üþüyorum, kapama gözlerini...
IÇERDE
Haberin var mi tas duvar?
Demir kapi, kör pencere,
Yastigim, ranzam, zincirim,
Ugruna ölümlere gidip geldigim,
Zulamdaki mahzun resim,
Haberin var mi?
Görüsmecim, yesil sogan göndermis,
Karanfil kokuyor cigaram
Daglarina bahar gelmis memleketimin...
KARANFIL SOKAGI
Tekmil ufuklar kıþladı
Dört yön, onaltı rüzgar
Ve yedi iklim beþ kıta
Kar altındadır.
Kavuþmak ilmindeyiz bütün fasıllar
Ray, asfalt, þose, makadam
Benim sarp yolum, patikam
Toros, Anti-toros ve asi Fırat
Tütün, pamuk, buðday ovaları, çeltikler
Vatanım boylu boyunca
Kar altındadır.
Döðüþenler de var bu havalarda
El, ayak buz kesmiþ, yürek cehennem
Ümit, öfkeli ve mahzun
Ümit, sapına kadar namuslu
Daðlara çekilmiþ
Kar altındadır.
Þarkılar bilirim çıð tutmuþ
Resimler, heykeller, destanlar
Usta ellerin yapısı
Kolsuz, yarı çıplak Venüs
Trans-nonain sokaðı
Garcia Lorca'nın mezarı
Ve gözbebekleri Pierre Curie'nin
Kar altındadır.
Duvarları katı sabır taþından
Kar altındadır varoþlar
Hasretim nazlıdır Ankara.
Dumanlı havayı kurt sevsin
Asfalttan yürüsün Aralık
Sevmem, netameli aydır.
Bir baþka ama bilemem
Bir kaçıncı bahara kalmıþtır vuslat
Kalbim, bu zulümlü sevda
Kar altındadır.
Gecekondularda hava bulanık puslu
Altındað gökleri kümülüslü
Ekmeðe, aþka ve ömre
Küfeleriyle hükmeden
Ciðerleri küçük, elleri büyük
Nefesleri yetmez avuçlarına
- Ilkokul çaðında hepsi -
Kenar çocukları
Kar altındadır.
Hatip Çay'ın öte yüzü ılıman
Bulvarlar çakırkeyf Yeniþehir'de
Karanfil Sokaðı'nda gün açmıþ
Hikmetinden sual olunmaz deðil
"Mucip sebebin" bilirim
Ve "kafi delil" ortada...
Karanfil Sokaðı'nda bir camlı bahçe
Camlı bahçe içre bir çini saksı
Bir dal süzülür mavide
Al al bir yangın þarkısı
Bakmayın saksıda boy verdiðine
Kökü Altındað'da, Incesu'dadır.
LEYLIM - LEYLIM
Leylim - leylim dünyamizin yarisi
Al - yesil bahar,
Yarisi kar olanda
Gene kavim - kardas, can - cana düsman,
Gene yedibogum akrep,
Sari engerek,
Alnimizin akliginda pust isi zulüm
Ve canim yari geceler
Çift kanat kapilarina karsi daragaçlari,
Mahpusanede çesme
Yandan akar olanda,
Gelmis yoklamis ecel
Kaburgam arasindan.
Yoklasin hele...
Çagidir, can dayanmaz,
Çagidir, en çatal, en asi,
Cehennem koncasi memelerinin.
Çagidir, kirk gün - kirk gece
Kollarin boynuma kement,
Ha canim kötüye inat...
Vah ki ne desem,
Kursunlari namlulara sürülü,
I'kelleri kan,
Baskincilar uykumuzu yikar olanda,
Alir yüregim:
Yankin yasak, aynalara.
Inemem bahçende talan,
Tam, bos yani bu, derim namussuzun,
Tam, biçagim cehennem gibi güzelken,
Aklima düsüyorsun
Ellerim arik...
Bilmis
Bütün zula'lar
Egri hançer, kara mavzer, kan pusu.
Ve insan düsüncesinin o en orospu,
O en ayip, frengili yemisi,
Çildirtilmis uranyum
Bilmis,
Bilsinler!
Sana nasil yandigimi
Uuuuy gelin...
Iste kan tutmus korsanlar,
Haramla beslenmis azgin,
Düzmece peygamberler
Ve cüceleri
Ve igdis ve aptal kölelerine karsi,
Iste bir kez daha
Bu can bendeyken,
Delin, divanenim iste
Uuuuy gelin...
Bu yasaklar,
Firavun kalintisi.
Yoksun,
Akdan - karadan.
Gizline, canevine kurulu faklar.
Gün ola, umut kesip korkunç yetinden,
Murdar tutkusuna dünyasizligin,
Gün ola, düsesin bekler.
Düsme!
Ölürüm...
Gözlerinden, gözlerinden olurum.
Leylim - leylim
Ayvalar, nar olanda
Sen bana yar olanda.
Belali basimiza
Dünyalar dar olanda.
MERHABA
Gün açar,
Karin verir yagmurlu toprak.
Incesu Deresi, merhaba.
Saçakta serçeler daha çilgindir,
Bulutlarda kartal,
Daha çalimli.
Koparir gögsünden bir dügme daha,
Tezkere bekliyen biri.
Incesu Deresi, merhaba.
Genç bayraklar vardir,
Baris düsünür,
Kuyularda isçi, mavilikleri.
Ben hepsini düsünürüm,
Yirmidört saat
Ve seni düsünürüm,
Karanlik,hirsli...
Seni, cihanlarin aziz meyvasi.
Ilan-i ask makamindan bir misra,
Yeserip, kimildar içimde,
Düser aklima gözlerin...
Oysa murad alamam.
Oysa akdan - karadan
Bilirim, payim bu kadar...
Unutmus gülmeyi gözbebeklerim.
Unutmus dudaklarim öpmeyi.
Incesu Deresi, merhaba...
TERKETMEDI SEVDAN BENI
Terketmedi sevdan beni
Aç kaldım, susuz kaldım
Hayın, karanlıktı gece
Can garip, can suskun
Can paramparça...
Ve ellerim, kelepçede
Tütünsüz uykusuz kaldım
Terketmedi sevdan beni...
UNUTAMADIÐIM
Açardın
Yalnızlıðımda
Mavi ve yeþil
Açardın.
Tavþan kanı, kınalı berrak.
Yenerdim acıları, kahpelikleri...
Gitmek
Gözlerinde gitmek sürgüne.
Yatmak
Gözlerinde yatmak zindanı
Gözlerin hani?
"To be or not to be" deðil.
"Cogito ergo sum" hiç deðil...
Asıl iþ, anlamak kaçınılmaz'ı
Durdurulmaz çıðı
Sonsuz akımı.
Içmek
Gözlerinde içmek ayıþıðını.
Varmak
Gözlerinde varmak can tılsımına.
Gözlerin hani?
Canımın gizlisinde bir can idin ki
Kan deðil sevdamız akardı geceye
Sıktıkça cellat
Kemendi...
Duymak
Gözlerinde duymak üç-aðaçları
Susmak
Gözlerinde susmak
Ustura gibi...
Gözlerin hani?
YALNIZ DEGILIZ
Bir ufka vardik ki artik
Yalniz degiliz sevgilim.
Gerçi gece uzun,
Gece karanlik
Ama bütün korkulardan uzak.
Bir sevdadir böylesine yasamak,
Tek basina
Ölüme bir soluk kala,
Tek basina
Zindanda yatarken bile,
Asla yalniz kalmamak.
Safaklari ben baliga çikarim
Akan akmayan sularda
Benim, bütün tezgahlarda paydosa giden
Bir bahar aksami dünyada.
Ben dört duvar arasinda degilim
Pirinçte, pamukta ve tütündeyim,
Karacadag, Çukurova ve Cibalide.
Zehirli kör yilanlari
Ve sitmasiyla
Gün yirmidört saat insan avinda
Karacadagda çeltikler.
Bir kiz çocugunun gözyasi gibi
- Ayak bileklerinde bir dizi boncuk,
Sol omzunda nazarlik,
Dag basinda unutulmus üsümüs,
Minicik bir asiret kizinin -
Damla-damla, berrak olur pirinci.
Kamyonlarla, katir kervanlariyla
Beyler sofrasina gider...
Çukurovam,
Kundagimiz, kefen bezimiz
Kani esmer, yüzü ak.
Sicaginda sabir taslari çatlar,
Çatlamaz irgadin yüregi.
Dilerse buluttan ak,
Köpükten yumusak verir pamugu.
Külhan, kavgacidir delikanlisi,
Ünlü mahpusanelerinde Anadolumun
En çok Çukurovalilar mahpustur,
Dostuna yarasini gösterir gibi,
Bir salkim sögüde su verir gibi,
Öyle içten
Öyle derin,
Türkü söylemek, küfretmek,
Çukurova yigidine mahsustur...
Tütünü bilir misin?
"Kiz saçi" demis zeybekler,
Su içmez her damardan,
Yerini kolay begenmez,
Üsür
Naz eder,
Darilir
Iki parmak arasinda kiyilmis,
Bir parçasi var kalbimin
Incecik, ak kagitlara sarilir,
Dar vakit yanar da verir kendini.
Dostun susan dudagina...
Sokaklardan,
Kiyilardan,
Gök mavisinden,
Ekmeginden,
Canevinden ayri düsmeye
Yani bütün hasretlerin kahrina
Ve zehrine çaresiz kalmalarin,
Ilk nefesi Hizir gibi yetisir
Cibalide sarilan cigaranin...
Tütün isçileri yoksul,
Tütün isçileri yorgun,
Ama yigit
Piril - piril namuslu.
Nami gitmis deryalarin ardina
Vatanimin bir umudu...
TUTUKLU
Birden
Kurþun yemiþ gibi susar
Gözbebeklerime karþı
Susar da
Açılıp yol verir þehir
Sade radyolarda bir gamlı hava
"Elaziz uzun çarþı"
Firarda gözüm yok
Namussuzum yok
Yok piþmanlık bir halim
Yaslanıp
Bir cigara yakmak isterim
Dumanı cevahir deðer
Maðlup mu desem mahcup mu
Ama ikisi de deðil
Ben garip sen güzel
Dünya umutlu
Öyle bir tuhafım bu aksamüstü
Sevgilim
Canavar götürür gibi
Iki yanım
Iki süngü
YURDUM BENIM ÞAHDAMARIM
Engereðin diþlerine iþledim,
Aðu diþlerine
Oluklu, çentik...
Ve vurgun,
Gözleri bir çift cehennem
Burnuna kan tütmüþ
Pars bıyıðına...
Daðın pulat yüreðine iþledim,
Þimþeðin masmavi usturasına
Sevdanı usul-usul
Sevdanı mısra-mısra
Lo ben seni hapislerde sevmiþim,
Ben seni sürgünlerde.
Yurdum benim þahdamarım...
Yücende buzul
Ve kar,
Maviþ dað tavþanları
Gün vuranda alaran
Zemheri yılanları
Ve yakut bir hıþımla
Öyle çakılan
Sonsuzluðun yakıþıðı kartallar.
....................
....................
Baþım gözüm üstünesin
Suskum, avazım üstüne...
Adından baþka silah
Yazgından baþka günah
Daha yazmamıþ
Hiçbir gizli dosyada
Hiçbir açık kitapta.
Peþinde azgınları
Kanlı paranın
Yani Doların itleri,
Altın, Sterlin kurtları
Ve petrol Nemrutları
Ve kurþun Yezitleri...
....................
....................
Kaçgunda, kaçakta
Can havlindesin...
Ve çocuk ölüleri
Parçalanmıþlar
Daha süt kokuyorlar
Ve anne ölüleri
Incecikten, gencecikten
Açık hepsinin gözleri.
Halkım benim
Askıda çıð...
33 KURÞUN
1.
Bu dað Mengene daðıdır
Tanyeri atanda Van'da
Bu dað Nemrut yavrusudur
Tanyeri atanda Nemruda karþı
Bir yanın çıð tutar, Kafkas ufkudur
Bir yanın seccade Acem mülküdür
Doruklarda buzulların salkımı
Firari guvercinler su baþlarında
Ve karaca sürüsü
Keklik takımı...
Yiðitlik inkar gelinmez
Teke tek doðüþte yenilmediler
Bin yıllardan bu yan, bura uþaðı
Gel haberi nerden verek
Turna sürüsü deðil bu
Gökte yıldız burcu deðil
Otuzüç kurþunlu yürek
Otuzuç kan pınarı
Akmaz
Göl olmuþ bu daðda...
2.
Yokuþun dibinden bir tavþan kalktı
Sırtı alaçakır
Karnı sütbeyaz
Garip, ikicanlı, bir dað tavþanı
Yüreði aðzında öyle zavallı
Tövbeye getirir insanı
Tenhaydı, tenhaydı vakitler
Kusursuz, çırılçıplak bir þafaktı
Baktı otuzüçten biri
Karnında açlıðın aðır boþluðu
Saç, sakal bir karıþ
Yakasında bit
Baktı kolları vurulu
Cehennem yurekli bir yiðit
Bir garip tavþana
Bir gerilere.
Düþtü nazlı filintası aklına
Yastıðı altında küsmüþ
Düþtü, Harran ovasından getirdiði tay
Perçemi mavi boncuklu
Alnında akıtma
Üç topuðu ak
Eþkini hovarda, kıvrak
Doru, seglavi kısraðı.
Nasıl uçmuþlardı Hozat önünde!
Þimdi, böyle çaresiz ve baðlı
Böyle arkasında bir soðuk namlu
Bulunmayaydı
Sıðınabilirdi yuceltilere...
Bu daðlar, kardeþ daðlar, kadrini bilir
Evvel Allah bu eller utandırmaz adamı
Yanan cigaranın külünü
Güneþlerde çatal kıvılcımlanan
Engereðin dilini Ilk atımda uçuran
Usta elleri...
Bu gözler, bir kere bile faka basmadı
Çıð bekleyen boðazların kıyametini
Karlı, yumuþacık hıyanetini
Uçurumların
Önceden bilen gözleri...
Çaresiz
Vurulacaktı
Buyruk kesindi
Gayrı gözlerini kör sürüngenler
Yüreðini leþ kuþları yesindi...
3.
Vurulmuþum
Daðların kuytuluk bir boðazında
Vakitlerden bir sabah namazında
Yatarım
Kanlı, upuzun...
Vurulmuþum
Düþüm, gecelerden kara
Bir hayra yoranım çıkmaz
Canım alırlar ecelsiz
Sıðdıramam kitaplara
Þifre buyurmuþ bir paþa
Vurulmuþum hiç sorgusuz, yargısız
Kirvem, hallarımı aynı böyle yaz
Rivayet sanılır belki
Gül memeler deðil
Domdom kurþunu
Paramparça aðzımdaki...
4.
Ölüm buyruðunu uyguladılar
Mavi dað dumanını
ve uyur-uyanık seher yelini
Kanlara buladılar.
Sonra oracıkta tüfek çattılar
Koynumuzu usul-usul yoklayıp
Aradılar.
Didik-didik ettiler
Kirmanþah dokuması al kuþaðımı
Tespihimi, tabakamı alıp gittiler
Hepsi de armaðandı Acemelinden...
Kirveyiz, kardeþiz, kanla baðlıyız
Karþıyaka köyleri, obalarıyla
Kız alıp vermiþiz yüzyıllar boyu
Komþuyuz yaka yakaya
Birbirine karıþır tavuklarımız
Bilmezlikten deðil
Fıkaralıktan
Pasaporta ısınmamıþ içimiz
Budur katlimize sebep suçumuz
Gayrı eþkıyaya çıkar adımız
Kaçakçıya
Soyguncuya
Hayına...
Kirvem hallarımı aynı böyle yaz
Rivayet sanılır belki
Gül memeler deðil
Domdom kurþunu
Paramparça aðzımdaki...
5.
Vurun ulan
Vurun.
Ben kolay ölmem.
Ocakta küllenmiþ közüm
Karnımda sözüm var
Haldan bilene.
Babam gözlerini verdi Urfa önünde
Üç de kardaþını
Üç nazlı selvi
Ömrüne doymamıþ üç dað parçası.
Burçlardan, tepelerden, minarelerden
Kirve, hısım, daðların çocukları
Fransız kuþatmasına karþı koyanda
Bıyıkları yeni terlemiþ daha
Benim küçük dayım Nazif
Yakıþıklı
Hafif
Iyi süvari
Vurun kardaþ demiþ
Namus günüdür
Ve þaha kaldırmıþ atını.
Kirvem hallarımı aynı böyle yaz
Rivayet sanılır belki
Gül memeler deðil
Domdom kurþunu
Paramparça aðzımdaki...
SUSKUN
Sus, kimseler duymasın.
Duymasın ölürüm ha.
Aydım yarı gecede
Yeþil bir yaðmur sonra...
Yaðıyor yeþil.
En uzak, o adsız ve kimselersiz
O yitik yıldızda duyuyor musun?
Bir stradivarius inler kendi kendine
Yayı, reçinesi, köprüsü yeþil.
Önce bendim diyor ve sonra benim...
Ölümsüz, güzel ve çetin.
Ezgisidir dolaþan bütün evreni
Bilinen, bilinmeyen ıssızlıkları.
Canımı, tüylerimi sarmada þimdi
Kendi rüzgarıyla vurgun...
Sarıyor yeþil.
Rüya, bütün çektiðimiz.
Rüya kahrım, rüya zindan.
Nasıl da yılları buldu
Bir mısra boyu maceram...
Bilmezler nasıl aradık birbirimizi
Bilmezler nasıl sevdik
Iki yitik hasret Iki parça can.
Çatladı yüreði çakmaktaþının
Aðıyor gökkuþaklarının serinliðinde
Çaðlardır boðulmuþ bir su...
Aðıyor yeþil.
Yivlerinde yeþil güller fıþkırmıþ
Susmuþ bütün namlular...
Susmuþ dað
Susmuþ deniz.
Dünya mıþıl-mıþıl
Uykular derin
Yılan su getirir yavru serçeye
Kısır kadın, maviþ bir kız doðurmuþ
Memeleri bereketli ve serin...
Saðıyor yeþil.
Aydım yarı gecede
Neron, çocuk kitaplarında çirkin bir surat
Ve Sezarsa, bir ad, yıkıntılarda.
Ama hançer taþı sanki
Koca Kartaca!
Hani, kibrit suyu vermiþlerdi üstüne
Bak nasıl alıyor, yiðit
Binlerce yıl da sonra
Alıyor yeþil.
Vurur daðın doruðundan
Atmacamın çalkara
Yalın gölgesi.
Kuþ vurmaz, tavþan almaz
Ama aç, azgın
Köpek balıklarıydı parçaladıðı
Bak, Tiber saygılı, suskun.
Bak nilüfer dizisi zinciri.
Bunlar bukaðısı, kolbaðlarıdır
Cihanın ilk umudu, ilk sevgilisi
Ve ilk gerillası Spartakus'un.
Susuyor yeþil.
Sus, kimseler duymasın,
Duymasın, ölürüm ha.
Aymıþam yarı gece
Seni bulmuþam sonra.
Seni, kaburgamın altın parçası.
Seni, diþlerinde elma kokusu.
Bir daha hangi ana doðurur bizi?
Ruhum...
Mısra çekiyorum, haberin olsun.
Çarþılarin en küçük meyhanesi bu
Saçları yüzümde kardeþ, çocuksu.
Derimizin altında o olüm namussuzu...
Ve Ahmedin iþi ilk rastgidiyor. Ilktir dost elinin hançersizliði...
Aðlıyor yeþil.
|