| ŞAİRLER ,Şiirleri ve Hayatları |
| REFIK DURBAŞ hayatı ve şiirleri |
|
|
|
AĞITLAR Gözleri bir umudu, bir dalgınlığı yaşıyor Ağzında kalabalık bir öpüşme ormanı -Kalbindeki katiyyen ben değilim yüzünde küçük inzal kuşları. ANIT Halkın ulusu, rüzgârın kardeşiydi onlar ateşin övündüğü üç alınteri nebisi bir şafak vakti zulmün dehlizinde yiğitlik anıtı süsledi bedenleri Biri engin denizlerle arkadaş biri inancın cömert efendisi biri sabrın korkusuz aslanıydı onurun mescidi şimdi cesetleri Halkın ulusu, rüzgârın kardeşiydi onlar ölüme taviz vermedi hiç biri BIN KUŞ AYIŞIĞINDA Şimdi senin soluğunda akşam çiçekler ve sular kadar yalnızım bir o kadar da esmer saçların bin kuş esiyor sanki ayışığından ÇIRAK ARANIYOR Elim sanata düşer usta Dilim küfre, yüreğim acıya Ölüm hep bana Bana mı düşer usta? Sevda ne yana düşer usta Hicran ne yana Yalnızlık hep bana Bana mı düşer usta? Gurbet ne yana düşer usta Sıla ne yana Hasret hep bana Bana mı düşer usta? HÜCREMDE AYIŞIĞI Sesimi sesinin üstüne koyma kara gecede, karanlıkta, acılı yüreğimde yeşerdiyse de alevi ölümün kan boğmadı daha korkuyu kırılmadı kin ve öfkenin fidanı Sesini sesimin üstüne koyma ağzımda prangası tutuklu rüzgâr Yanlış arama ölümden başka kurşuna dizilen resimlerde acıyla örülmüşse cesetler ve ağlıyorsa hücremde ayışığı üzgün değilim, hüzünlü asla Yanlış arama ölümden başka sırtımda falakası tutuklu rüzgâr Yüreğimde mezarlar açma artık kazıdım hücremin duvarına çünkü zamanı kucaklayan öfkemi acıdan üretilen sesimi gençliği damıtılmış günlerimi Yüreğimde mezarlar açma artık elinde kırbaçları tutuklu rüzgâr Çıplak taş, demir kapı, sessizlik korkuyu mu bekliyor o nöbetçi niçin hiç konuşmuyor yıldızlar şafak söktüyse nerde kar filizleri uyusam uyansam her yerde bahar Çıplak taş, demir kapı, sessizlik sesimde zincirleri tutuklu rüzgâr Tek değilim artık, çoğaldım ölüme deli rüzgâr, çıplak suyun rahminde artık ne hücrem, ne yalnızlık eskisinden düşmanım karanlığa ama hâlâ yanıyor yüreğimde işkence Tek değilim artık, çoğaldım ölüme yüzümde kelepçesi tutuklu rüzgâr -Söyle kim hak kazandı ölüme MAJÜSKÜL BIR KADIN YÜZÜNE Eski yazma kitaplarda aranan saçları kadifeli ipek bir kadın gittiği her yeri bir majüskül sanarak yüzünün bir yanını yazlık sinemalara bir yanını bekâr adamlara uyduruyor Sokak sesli eskürbacı mı bu kadın el kadar bir tiren taşıyor koynunda ki onu herkes soyguncu bilmektedir vampir diye yazıldığı kitaplarda bir sansarla evlendiği de söyleniyor Içinde aşkın hurda bisikleti nereye gitse bir harf uçuyor yüzünden tenha ve gizli takvimlerde şimdi yapma bir gül kalmıştır elinde tahta atıyla geçtiği günlerden MENZIL Onlar ki aydınlık üzre ecel toprağına umut ektiler. Ay dolandı vay deli gönlüm Ölüm şaşırdı menzilini Onlar ki karanlık üzre korku mazgalına zulüm serdiler. Ay dolandı vay deli gönlüm Ölüm şaşırdı menzilini Onlar ki cehennem üzre yürekten cennet süzdüler. Ay dolandı vay deli gönlüm Ölüm şaşırdı menzilini ÖZETI Kuşların dilini öğrettin bana çiçeklerin dilini özlemlerin, eylüllerin, gurbetlerin akarsuların ve zamanın ateşi sönmeyen zamansızlığın bir de Rüzgârın koynunda gündüzün erguvan burcundan gecelerin Bir bunun için mi sevmedim seni? Yalnız ve yalnızca sürgünlerde nice karasevdaların müebbetinde çığlıkla çılgınlığım arasında bir her zaman unutmak isterdim seni her zaman hatırlamak bir de Sonsuz beyazlığında iklimlerin çırılçıplak lekesiz kentlerin Bunun için de mi sevmedim seni? Soruları yanıtlanmış aldanışlar adına yanıtları belirsiz alışkanlıklar adına yazlar ve kışlar, elvedalar adına bir daha bir daha kavuşmalar adına anılarını taşıyan her şey adına Yolunu şaşırmış gitmelerin korkunç ve güzel gelmelerin Nasıl ve niçin mi sevmedim seni? PUSULA Annemin öldüğü yaşı çoktan geçtim suyun vefası ve acılar -bir de gökyüzü çocuklarım olsa da Babamın öldüğü yaştayım artık gurbeti sıla, sılası hicran Bir de yalnızlık arkadaşım olsa da Rüzgârlar yazsın aşkımı Ama gönlüm hâlâ oğlumun âşık olduğu yaşta -sevdanın pusulası anılarım olsa da Iki güvercin ey ömrüm yılların omuzuna tünemiş biri hayat, öteki ölüm yaşadığım olsa da Biri Refik, öteki Durbaş aslında SÖZ Yazılsam ayrılığın menziline söz nereye uçar yalnızlık nereye sensiz nereye acılar Nereye uçar gökyüzü ses nereye uçar öyle sevmişim ki seni ölüm nereye bensiz TEZGÂHTAR KIZLAR Sabahı onlar uyandırır çıplak yüzlerinin ufkundan eksik yaşanmış bir rüyadan gün doğar karanlığı kalır Erkenden açılır dükkân sevda ile yalnızlıktan başka dizilir uykusuz tezgâha ince tül, gamlı ruj ve hazan Mevsimlik ders programları ucuzluk, damping, tek fiyattır sattıkları ipek pazen değil harcanmış gençlik yıllarıdır Günlerce raflarda kalayım çürürse sevdanın kumaşı aşkımı yaşatmaya yeter tezgâhtar kızların rüzgârı Sabahı onlar uyandırır alınterinden, aşktan önce bitmeden başlar gece akşam, onlarla kararır TUZAK Nefretin adresini mi soruyorsun cinnet yağmurunda kimsesiz kuşların rüzgârı çalınmış yalnızlığımı mı sevdanın adresini mi soruyorsun ayrılığı mavi, hüznü beyaz uçan Yüzüne ay doğmakta. Seviyorum seni sensin çılgınlığımın zalım kaynağı elemin aşktan damıtılmış alevi taşarken yüzünden hicranın ırmağı zulmetin vahasını mı arıyorsun bakışı gül sesi, gülüşü yaz açan Yüzüne ay doğmakta. Seviyorum seni Fırtınası çalınmış işte umudun gençliğimin şafağı da haczedilmiş acının ve aşkın tarihini yazmadan su menzilinde akşam mı avlıyorsun ikindisi kumral, baharı az olan Yüzüne ay doğmakta. Seviyorum seni Çile kuşatılmaz demedim mi sana nur heykeli, gün avcısı, ay alevi yüzü bereketli sevdalar tuzağı kalbimin adresini mi soruyorsun soyadı hüzünlü, adı naz anılan Yüzüne ay doğmakta. Seviyorum seni VUR Buğdayın, petrolün ve alınterin yabancı ırmaklara akıyorsa su dursa bile sen durma alnından kaderini çalanı vur ağzından alınmış olsa da sözün can, yüreğinden damıtılsa da -acılar kardeşindir senin kan sussa bile sen susma hayından zalımdan doğanı vur gönülden doğan acıyı vurma YAZ Kan fışkırıyor topraktan. Yaz geldi dağlara. Pınarlarım kurudu. Yüzümde karanfiller kurudu. Günler uzun, şehvetim bereketli Karanlığımın tarihi artık yok. Başımda aydınlığı tazelenmiş günlerin rüzgârı Yaz geldi. Kalbim bembeyaz yüzünde kızların ve uzun ince bacakları arasında bir kuş tufanı şimdi |
| ŞAİRLERE DÖN |