Share

Sırada Bekleyen Adalet

29 Temmuz 2013 Yazan Hasan Şişman

Günümüz hukuk sorunlarının başında savunmayı temsil eden avukatların mesleki sorunları geliyor. Mesleğe başlamadan eğitim sürecindeki eksikliklerden tutun, staj dönemi ve sonrasında adalet sisteminin işleyişinden kaynaklanan sorunlar önümüze çıkıyor.

Bu sorunlar yüzünden “ .. Avukatlar esir kullanmadılar fakat efendileri de olmadı”(Molıerac) vecizesinde öğütlenen “bağımsızlık” ilkesi mesleki hayatta anlam bulamıyor.

Adalet sistemi karar vericiler,yasaları uygulayanlar ve yorumlayanlar olarak kısaca ayrılabilir. Mahkemeler hukukun topluma uygulanmasında en önemli kurumlardır. Hakimler ve savcılar gibi biz avukatların adalete erişimde önemi vazgeçilmez. Hukuk usulüne göre dava aşamasına gelmiş uyuşmazlıklarda devletçe sağlanan personel ve yargılamaların yapıldığı ortamlar adaletin niteliğini kavramamızda dikkate alınacak verilerle dolu. Ancak Avukatlık Kanunu’nun 2.maddesinin 3.fıkrası”(Değişik:2/5/2001 -4667/2 md.) Yargı organları,emniyet makamları,diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüsleri, özel ve kamuya ait bankalar,noterler,sigorta şirketleri ve vakıflar avukatlara görevlerinin yerine getirilmesinde yardımcı olmak zorundadır.”  düzenlemesi ile hükümete bir takım ödevler yükleyen  Havana Kuralları’nın Avukatlık Faaliyetinin Güvencesi başlığı 16.maddesi a) fıkrasındaki “ Hiçbir baskı,engelleme,taciz veya yolsuz bir müdahaleyle karşılaşmadan her türlü mesleki faaliyetini yerine getirmelerini”  düzenlemesinin uygulamada pek de dikkate alınmadığını söyleyebiliriz.

Mevzuata göre her kurum avukata yardımcı olmak zorunda. Avukatın mesleğini gereği gibi icra etmesi için düşünülmüş olan bu düzenlemeler duruşmalar esnasında sağlanamıyor.Zira duruşmalar bir günün yitmesine neden olduğu gibi hakimlerin de dosyaları hakkında bilgi sahibi olamamaları gibi bir sonuca neden oluyor.Duruşmaların yoğunluğunun ana sebepleri bahsettiğimiz gibi bürokratik yanlışlar, personel eksikliği ve mahkeme alanlarının dar oluşundan kaynaklanıyor.

Müvekkilinin işini üstlenen avukat hem tarafsızlığını koruyacak hem de aldığı ücretin hakkını verip, davayı baştan sona takip edecek. Teorik olarak  var olan bu ilkenin de uygulamada duruşma bekleyen avukatları gördükçe aslında hayat bulmadığı anlaşılıyor. Halen basında ve internette avukatların duruşma beklerken vefat etmelerinden tutun çeşitli haberlere tanık oluyoruz. Genç avukatlardan birisi olarak mesleğin başında karşılaştığımız sorunun yeni adliye binalarına rağmen ortadan kalkmadığını söyleyebilirim. Tabi ki bu sorunları yazılarla  dile getirmek onların hemen çözüleceği anlamına gelmiyor.

Güçlü bir baro ve mesleğinin bilincinde olan avukatlar oldukça adalete erişim uluslar arası sözleşmelerde düzenlenen standartlara ulaşabilir ancak. Biz mesleğin gereği gibi yapılmasına engel olan bu sorunlu yapının değişmesini istiyoruz. Değişimi ve hukukun eksiksiz çalıştığı bir yapıyı hedef alan Genç Avukatlar Birliği olarak avukatların duruşma beklemesi gibi bir durumun adalete erişime engel olduğunu söylüyoruz. Savunmanın özgürce ve bağımsız bir şekilde temsiline en büyük engellerden birisi avukatların mahkeme salonları kapılarında beklemeleri ve bu yüzden  müvekkillerinin işlerini gereği gibi yapamamalarıdır. Öncelikle alt yapının değişmesi, yeteri kadar hakim,savcı ve memur istihdam edilmesi gerekmektedir Mahkemeler ve hakimlere bir günde görebileceği kadar asgari bir dosya listesi sunulmalıdır.Adalet sisteminde karar vericiler, uygulayıcılar ve savunmayı temsil eden avukatların eşit bir şekilde yargılamaya katılması sağlanmalıdır. Bunun yanında usül kanunlarında dosyaların daha verimli el alındığı duruşmalara yönelik düzenlemeler yapılması gerektiğini de hatırlatmak isterim.

Böylece işi müvekkilin işini üstlenmiş avukat dava talebini süre sıkıntısı olmadan mahkemede yineleyecek ; bağımsız ve tarafsız mahkemede dosyadan haberdar olan hakimle adil bir karar yargılaması yapılabilecektir.

Av. Hasan ŞİŞMAN